Arslan, Süllü’nün Eleştirilerine Cevap Verdi
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü tarafından kendisi ve partisinin hedef alındığı eleştirilerle ilgili sosyal medya üzerinden bir yanıt verdi. Süllü’nün “maceraya atıldılar”, “örgütlerimizi çaldılar” ve “siyasi hırsızlık” ifadeleri kullandığını hatırlatan Arslan, bu tür söylemlerin artık siyasi eleştirinin ötesine geçtiğini vurguladı.
Siyasi Eleştirileri Aşan İfadeler
Arslan, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Süllü’nün eleştirilerine uzun süredir sessiz kaldığını ancak bunların kişisel bir hesaplaşmaya dönüştürülmesini istemediğini belirtti. Siyasi yoldaşlıkların zamanla değişebileceğini dile getiren Arslan, karşı çıktıkları bir dilin bugün eski dostlara karşı kullanılmasının siyasi bir sapma olduğunu ifade etti.
Bu bağlamda, “Kimse kimsenin örgütünü çalmadı. İnsanlar eşya değildir; siyasi partilerin mülkü hiç değildir” diyerek, bireylerin özgür iradesiyle siyasi tercihlerde bulunma haklarına dikkat çekti.
Siyasi Tutarlılık Vurgusu
Arslan, geçmişte iktidarın uygulamalarına karşı durmayı seçmiş olduklarını belirterek, hukuk ve demokrasi ilkelerinin siyasi pozisyona göre değişmeyeceğini ifade etti. Özgür Özel hakkında çıkarılan fezlekelerin anlamına da dikkat çeken Arslan, bu iddiaların savunulsun şeklindeki tutumların geçmişte söylenenlerle çeliştiğini kaydetti. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu ile ilgili geçmişteki duruşlarının da aynı tutarlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni Parti’nin Gerçek Gücü
Arslan, Yeni Parti’nin oluşumunun sadece birkaç kişinin tercihi olmadığına, bu yapının tüm toplum tarafından desteklendiğine dikkat çekti. Parti kurulduktan sonra yüz binlerce kişinin üye olmak için başvurduğunu söyleyen Arslan, partinin gücünün çalınmış veya kaybolmuş örgütlerden gelmediğini, tam aksine milyonlarca vatandaştan doğduğunu belirtti.
Neden Bu Tercihler?
Son olarak, Arslan, “Bunca insan neden aynı siyasi tercihte buluştu?” sorusuna cevap aradıklarını ifade ederek, bu sorunun cevabının geçmişteki ithamlarda veya hakaretlerde değil, yaşanan siyasi süreçte olduğunu belirtti. Siyasi tutarlılığın; kişilerin hangi değerler etrafında toplandıkları ile ilişkili olduğunu kaydetti. Arslan, halkın, kimin rüzgâra göre yön değiştirdiğine kimin değerlerinin yanında durduğuna karar vereceğini vurgulayarak, bu durumun tarih kaydına da geçeceğine işaret etti.